più caramente; e questo è quello strale
che l’arco de lo essilio pria saetta
Tu proverai sì come sa di sale
lo pane altrui, e come è duro calle
lo scendere e ‘l salir per l’altrui scale
En sevdiğin ne varsa hepsini bırakacaksın;
Başkasının ekmeğinin ne denli tuzlu,
başkasının merdiveninden çıkmanın
ne denli zor olduğunu göreceksin.
Peki, Cennet’e yapılacak ne kalıyor?
“Cennet”te, cehennemî bir duruma, sürgünlüğe ilişkin bu dizeler, benim için ayrı bir anlam taşıyor.
Zira bu hisler, günümüz sürgünlerinin hayatında da gayet “somut” gerçeklikler.
Bu kadar göçebe bir dünyada, “ev” neresi?
A l’alta fantasia qui mancò possa;
ma già volgeva il mio disio e ‘l velle,
sì come rota ch’igualmente è mossa,
l’amor che move il sole e l’altre stelle.
Düşlerimin gücü burada tükendi;
dengeli bir çark gibi döndürüyordu,
güneşi yıldızları döndüren sevgi.